Düzenli fiiller
learniv.com  >  tr  >  Birleşme Düzenli fiiller

Birleşme Düzenli fiiller

accepted
accepted
onaylamak, kabul etmek
added
added
katmak
admired
admired
hayran kalmak, çok beğenmek, hayran olmak
admitted
admitted
izin vermek, müsaade etmek
advised
advised
fikir vermek, öğüt vermek
afforded
afforded
izin vermek, müsaade etmek
agreed
agreed
muvafakat etmek
allowed
allowed
izin vermek, müsaade etmek
amused
amused
eğlendirmek, güldürmek
analyzed
analyzed
çözümlemek
announced
announced
haber vermek, ilan etmek
annoyed
annoyed
plak bozulmak, su kaçırmak, kızdırmak, taciz etmek
answered
answered
cevap vermek
appeared
appeared
görünmek, meydana çıkmak
applauded
applauded
takdir etmek, alkışlamak
appreciated
appreciated
takdir etmek, beğenmek, kıymetini anlama
approved
approved
onaylamak, beğenmek
argued
argued
tartışmak
arranged
arranged
düzenlemek, tertip etmek
arrested
arrested
tutuklamak
arrived
arrived
varmak, vasıl olmak
asked
asked
sormak
attached
attached
iliştirmek
attacked
attacked
saldırmak, hücum etmek
attempted
attempted
girişim
attended
attended
eşlik etmek
attracted
attracted
çekmek, cezbetmek, etkilemek
avoided
avoided
önlemek
backed
backed
geri
balanced
balanced
dengelemek
banned
banned
yasak
banged
banged
cinsel ilişkiye girmek, çarpmak
bared
bared
çıplak
batted
batted
yarasa
battled
battled
savaş
beamed
beamed
kiriş
begged
begged
dilenmek
behaved
behaved
davranmak
belonged
belonged
ait olmak
bleached
bleached
ağartmak, beyazlatmak
blinded
blinded
kapatmak
blinked
blinked
yanıp sönme, yanıp sönmek
blotted
blotted
kirletmek
blushed
blushed
kızarmak
boasted
boasted
övünme
boiled
boiled
haşlamak, kaynamak
bolted
bolted
cıvata
bombed
bombed
bomba
booked
booked
reservasyon, yer ayırma
bored
bored
kafa ütülemek
borrowed
borrowed
ödünç almak
bounced
bounced
geri dönme, sekme, yansıma
bowed
bowed
pruva
boxed
boxed
Kutu
branched
branched
sapmak, dallanmak
bruised
bruised
çürük
brushed
brushed
fırçalamak
bubbled
bubbled
kabarcık
bumped
bumped
çarpma
buried
buried
gömmek, defnetmek
buzzed
buzzed
vızıltı
calculated
calculated
hesapla, hesaplama, hesaplamak
called
called
ara, çağırmak, telefon etmek, adlandırmak
camped
camped
kamp yapmak ya da kurmak
cared
cared
bakım
carried
carried
taşımak, nakletmek
carved
carved; carven
oymak
caused
caused
sebep olmak
challenged
challenged
meydan okuma
changed
changed
değiştirmek, döviz bozdurmak
charged
charged
yüklemek (enerji)
chased
chased
kovalamak
cheated
cheated
ayarlamak, dümen yapmak, kayışa çekmek, kesmek, madik atmak, mantarlamak
checked
checked
denetlemek, sağlama yapmak, yoklamak
cheered
cheered
tezahürat
chewed
chewed
çiğnemek
choked
choked
boğmak, tıkamak
chopped
chopped
kalın doğramak, parçalamak
claimed
claimed
İddia
cleaned
cleaned
temizlemek, ayıklamak (istenmeyenleri temizlemek)
cleared
cleared
temizlemek
clipped
clipped
klips
closed
closed
kapatmak, kapamak
coached
coached
Koç
coiled
coiled
bobin
collected
collected
biriktirmek, toplamak
commanded
commanded
komuta
communicated
communicated
haberleşmek, iletişim kurmak
compared
compared
kıyaslamak, karşılaştırmak
competed
competed
yarışmak
complained
complained
şikayet etmek
completed
completed
bitirmek, tamamlamak
concentrated
concentrated
yoğunlaşmak
concerned
concerned
ilgilendirmek
confessed
confessed
kabul etmek, itiraf etmek
connected
connected
bağlamak, bağlanmak
considered
considered
hesaba katmak, düşünmek, bakmak, değerlendirmek
consisted
consisted
den meydana gelmek
contained
contained
içermek, içine almak
continued
continued
sürdürmek, devam etmek
copied
copied
kopyalamak
corrected
corrected
doğru
coughed
coughed
öksürmek, yötelmek
counted
counted
saymak
covered
covered
yetmek
cracked
cracked
kırmak, yarmak
crashed
crashed
kaza
crawled
crawled
sürünmek
crossed
crossed
çapraz
crushed
crushed
ezilmek
cried
cried
bağırmak, ağlamak
cured
cured
Çare
curled
curled
bukle
curved
curved
eğri
cycled
cycled
döngü
damaged
damaged
zarar vermek
danced
danced
dans etmek, raks etmek
decayed
decayed
çürüme
deceived
deceived
kandırmak, dolandırmak
decided
decided
karar vermek
decorated
decorated
bezemek
delayed
delayed
ertelemek, geciktirmek, rötar etmek
delighted
delighted
lokum
delivered
delivered
teslim etmek
depended
depended
bağlı olmak, güvenmek
described
described
tanımlamak, betimlemek
deserted
deserted
çöl
deserved
deserved
haketmek, layık olmak
destroyed
destroyed
yıkmak
detected
detected
bulmak, algılamak, sezimlemek, keşfetmek
developed
developed
geliştirmek
disagreed
disagreed
karşı
disappeared
disappeared
yok olmak
disapproved
disapproved
disapprove
disarmed
disarmed
silahsızlandırmak
discovered
discovered
keşfedin
disliked
disliked
sevmemek
divided
divided
bölmek, böl
doubled
doubled
çift
doubted
doubted
şüphe
drained
drained
süzgeçten geçirmek, akaçlamak, lağım su yolu akıtmak
dripped
dripped
damlamak
dropped
dropped
bırakmak, iptal etmek, düşmek
drowned
drowned
boğulmak
drummed
drummed
tambur
dried
dried
kurulamak
dusted
dusted
serpmek (un), toz almak
educated
educated
eğitmek
embarrassed
embarrassed
façasını almak
employed
employed
kullanmak, çalıştırmak
emptied
emptied
boş
encouraged
encouraged
cesaretlendirmek
ended
ended
bitirmek
enjoyed
enjoyed
hoşlanmak, tadını çıkarmak, zevk almak
entered
entered
girmek
entertained
entertained
ağırlamak, eğlendirmek
escaped
escaped
kaçmak, fertik çekmek
examined
examined
incelemek
excited
excited
kışkırtmak, heyecanlandırmak
excused
excused
bahane
exercised
exercised
egzersiz yapmak
existed
existed
var olmak
expanded
expanded
genişletmek, genişlemek, açındırmak, genleşmek
expected
expected
beklemek, ummak
explained
explained
açıklamak
exploded
exploded
patlatmak
extended
extended
uzatmak, genişletmek, yaymak, uzamak
faced
faced
yüz
faded
faded
karartmak
failed
failed
takmak, başarısız olmak, aksamak
fancied
fancied
fantezi
fastened
fastened
bağlamak, iliklemek
feared
feared
korkmak
fenced
fenced
çit
fetched
fetched
getirmek, alıp getirmek, gidip getirmek
filed
filed
dosyalamak, dosyaya yazmak, kütüğe yazmak
filled
filled
doldurmak, dolmak, kabarmak, doymak
filmed
filmed
film
fired
fired
ateş
fixed
fixed
takmak, yerleştirmek, düzeltmek
flapped
flapped
kapak
flashed
flashed
yanıp sönmek
floated
floated
yüzmek, su üstünde durmak
flooded
flooded
taşmak
flowed
flowed
akmak
flowered
flowered
çiçek
folded
folded
katlamak, kıvrım katlamak
followed
followed
takip et
fooled
fooled
aptal
forced
forced
zorlamak
formed
formed
form
founded
founded
bulundu
framed
framed
çerçeve
frightened
frightened
korkutmak
fried
fried
kızartmak, kızarmak, tava yapmak, tavada kızartmak
gathered
gathered
biriktirmek, toplamak
gazed
gazed
gözünü dikmek
glowed
glowed
parıltı
glued
glued
tutkal
grabbed
grabbed
kapmak, tutmak, kavramak, ele geçirmek

Düzenli fiiller


Düzensiz fiiller çalışma ile başlayın:
Rasgele seçim

Düzenli fiiller & İngilizce düzensiz fiiller